1 Ağustos 2011 Pazartesi

Bu hafta sonu; Hastalansaktamı gezsek, hastalanmasaktamı gezsek.....



1,5 yaşına basar basmaz bizim kuzu ilk hastalığını jet hızıyla geçirdi. Yazıma başlamadan önce allaha binlerce şükür ki, yine hafif, hasarsız, antibiyotiksiz geçirdik hastalığımızı. Allah daha beter dertler vermesin bize ve kimselere....


Herşey geçen salı günü 18. ay kontrolümüzle başladı:

Kontrole gittik. Herşey güzel giderken aşı kısmına geldiğimizde Doruk'ta artık aşı olurken ağlayan çocuklar sınıfına terfi etti. Hatta Aylin'i gördüğünde sanırım artık başına neler geleceğini aşağı yukarı tahmin bile etmeye başladı. Temkinli hareketler, dizimin dibinden ayrılmamalar, etrafa soru soran bakışlar atmalar.

Sonra reçetemizi aldık ve şimdiye kadar hiç aşı sonrası ateş görmemiş bir anne olarak o reçeteyi ptesi almaya karar vererek evimize gittik. Herşey yolundayken sabah 5 te bir baktım ki Doruk ateşli. 37,7 çıktı ölçümde. Tabi Nevzat acilen yollara düştü ateş düşürücüyü almak için benim rahatlığımın ceremesini Nevzat çekti malesef.

Ertesi gün yine bütün gün ateşli dolaştı kuzu. Ama yine keyfi yerinde oyun oynuyor, atlıyor zıplıyor hayat devam ediyor. Sık sık duşa sokuyoruz. Not: sabah 5 te aldığımız şurubuda sadece 1 kez verdik.

Çarşamba gene aynı şekilde. Doruk'un tüm hareketleri normal fakat ateşi devamlı çıkıyor ve iniyor. Çarşamba akşamı koca bir tabak prinç pilavı bile yedi. Biz hep herhalde aşıdan, belki 17. dişimiz geliyor olabilir diye fikirler üretiyoruz. Bu arada hiçbir diştende ateş görmeyen bir anne babayız. Neyseeee.....

Perşembe sabahı tam işe gideceğim Doruk salonun ortasına yemiş olduğu pilavı şeklini hiç bozmadan çıkarmıyı başarmıştı.

İşte o zaman, birşeylerin ters gitmeye başladığı anladım ben (geçmi oldu dersiniz?)

Ve o dakikadan sonra Doruk ağzına bir küçük bisküvi bile koymaz oldu. En sevdiği yemekleri yapıyorum ama yan dönüp bile bakmıyor. Suyu bile zor içiyor. Tek istediği meme emmek. Oda 5 dk. falan.

 Cuma günü için planımız arkadaşım Pelin'e gidip kalmak orda Kaan ve Pelin'le güzel bir cuma geçirmekti. Hatta havuz falan olacaktı. Ama Cuma günüde Doruk'un iştahsızlığı ve ishali devam edince benim keyfim kaçtı. Bunlar olurken yine dirayetli oğlum annesine hiç yük olmamaya çalışıyor gibiydi resmen. Oyun oynamaya çabalıyor, yürüyor koşuyor uykusunu uyuyordu. Bu arada ateş bitti tabi.
 




O gün; Kaan, Pelin, Berna teyze ve biz sosyete pazarına gittik, Parkta sallandık, oynadık fotolar çektik. Kaan'ı sevdik. Oğlen ve akşam harika yemekler yedik. Doruk Pelin teyzesinin evini keşfetti, Kaan'ın oyuncaklarıyla oynadı....

Bu arada cuma gecesi hayatımın şokunu yaşadım. Aksam 21de yatağına yatırdığım oğlumu 23te yatmaya gittiğimde yerinde bulamadım. Yarı aydınlık bir odada yatak aldı, yastık altı kontrol etmeme rağmen yoktu çocuk ve benim bütün hayatım resmen gözlerimin önünden geçti. Işığı tamamen açtığımda gördüğüm manzara ise kapının arkasına kadar gelmiş, oraya kusmuş ve orada baygın bir şekilde uyumaya devam eden dünya masumu bir bebekti.


Doruk doğum dr. Yılmaz beyle... Ctesi günü kendisine 15 dk. lık bir ziyaretimiz oldu....

 
Sabah ilk iş Dr. muz Aylin'i aramak oldu tabiki. Oda gayta testi yaptırmamızı istedi ve bu arada da bir probiyotik verdi midesi için.  Sonuçlarımız iyi çıktı. Hafif bir enfeksiyon geçiriyor dedi Dr. nedenini bilemiyoruz. Dişte olabilir, sıcaklarda olabilir, mikrop kapmışta olabilir. Bu arada, ağzına şeker koymamış bir çocuk daha şekerle tanıştı sırf birazcık daha mutlu olsun keyifsizliği geçsin diye. Lolipop artık Aylin teyzemizin bize hediyesi olacak dr. günleri başka çaresi yok.

Cumartesimiz biraz daha sakin ama hiç yemek yemeden geçti.

O gün: alışveriş yaptık, aşk kahveye gidip kahve içtik, dolaştık. Akşam Doruk'un dayısı geldi. Birlikte oynadılar.

Pazar günümüz ise akşam biraz daha iyiydik. En azından ishal yoktu ve 1 tabak çorbayı içebildi.


O gün: öglen uykusundan sonra çıktık Aze'nin doğum gününe davetliydi oğlum onu kutlamaya Taksim'e gittik. Orda biraz hastalık, biraz uykusu gelince huysuzlandı. Ordan çıktık ben Kanyon'a Alternatifanne arkadaşlarımla buluşmaya onlarda baba oğul Metrocity'ye balıklara bakmaya gittiler. Akşamda Naz geldi bizi görmeye.

Bugün yani pazartesi ise herşey yolunda... Tam 1 hafta önceki gibi yemek ve uyku olayımıza geri döndük. Hayat sağlıkla devam ediyor.

Ve Doruk'un bu hastalıkta kazandığı şey işte budur;

3 yorum:

DeryAze dedi ki...

yirim yirim ben onu.

ElfAna dedi ki...

Gecmis bitmis. 1 tanecik lolipopu da eline kar kalmis.

Adsız dedi ki...

oy kusum beniiim...cok gecmis olsun sana